Bir kuramı isimlendirirken…(Zehra Köseoğlu, 25 Eylül 2012)

0
Bir kuramı isimlendirirken…
Yaşamın kökenleri hakkında kuramlardan biri olan kemikalizm, cansızdan ya da canlı olmayandan gelişimi hakkında düşünürken açıklayıcı olarak kimyasal süreçlerin etkinliğini vurgulayıcı olması bakımından kullanılmıştır. 
Kimya bilimi hakkında aklımıza ilk gelen çağrışımları düşününce ister element bazında, ister parçacık düzeyinde, ya da organizma durumunda olsun, bir araya gelen şeylerin (element, elektron ya da madde) bir araya gelmelerinin ardından, bir sürecin yaşanması ve bir sonucun çıkışı görülüyor.
Elementler birleşerek bir atoma, bir bileşiğe ya da yapıya bürünüyorlar. Bu dönüşümün sonucunda, birleşme süreci öncesine geri dönerek bunu kendiliğinden tekrar da edebiliyorlar.
Kimyanın hangi alt dalı olduğundan bağımsız olarak bakarsak bu durum hep böyle gibi.
Diğer bilim dallarında fark nedir diye düşünebilirsiniz…Fiziği düşünelim mesela; Doğadaki işleyişini anlamak için gözlemleyerek ve ölçümler ile işleyişini keşfedebiliyoruz. Girdi, tepkime ve sentez gibi süreçler ve sonuç diye bir dizi elde etmiyoruz.
Demek ki aslında kimya denildiğinde düşünmemiz gereken ilk şey belki de sistem düşüncesi olabilir. İsimlendirirken bu özelliğini inceleyebiliriz.
Sistem ve kimya denilince de akla ilk İlya Progogine ismi geliyor.
Tabii oradan da self organizasyonda sistemlere ve onların özelliklerine ulaşıyoruz. Kendiliğinden oluşan organizasyonlar…
Denilebilir ki kemikalizm isminin yerine yenisini koyacaksak, sistemkendiliğinden organize olmasentez gibi kavramları düşünerek kurguya başlayabiliriz.
Bu kurguya bakarken kuramın kendisini düşünerek ilerleyebileceğimiz gibi, diğer kuramlara göre düşünerek de ilerleyebiliriz elbet.
Ancak şimdilik bu kendiliğinden organize olma özelliği ve süreçsel/sentezli ilerleyişi en belirleyici tarafları olması bakımından daha kullanılabilir gibi görünmektedir. 
Bu kimya demek zaten, biliyorum ama kemikalizme alternatif düşünürken fikir vermesi açısından üzerinden geçmek iyi olabilir diye düşündüm.
Önerime gelince, “sistemli oluşum” ya da “sentezli oluşum” düşünülebilir, hatta belki de “süreçli oluşumlar” da kullanılabilir ya da “metabolitik oluşum” denilebilir.
Zehra Köseoğlu (25 Eylül 2012)

Yazar Hakkında

hiç yorum yok

Bu yazı da ilginizi çekebilir

Akıl ve Duygu – 6 (Timur Otaran, 29 Ocak 2017)

Duygular – Değer Yargıları  Dışarıdan verilen adrenalinin yarattığı fizyolojik uyarılma hissinin ortaya çıkardığı duygunun korku veya kızgınlık olması çevrenin nasıl değerlendirildiğine bağlıdır. Değer yargıları, kinestetik ...
العربية简体中文NederlandsEnglishFrançaisDeutschItalianoPortuguêsРусскийEspañolTürkçe